Anasayfa | Yönetim | Sendikamız | İletişim
Çocuklarımızı Salt Caydırıcı Cezalarla Değil Önleyici Tedbirleri Geliştirerek Koruyabiliriz
04 Temmuz 2018

Ülkemizde son günlerde çocuklarla ilgili kayıp, istismar ve katledilme haberleri geliyor ve tüm ülkeyi büyük kaygıların eşiğine getiriyor. Önce Ankara Polatlı'da kaybolan 8 yaşındaki Eylül ve akabinde Ağrı'da, Ramazan Bayramı'nın 1'inci günü kaybolan 4 yaşındaki Leyla Aydemir'den vahşet kokan acı haberler aldık. Kayıp çocuk vakaları artıyor, çocuk istismarı çoğalıyor ve çocuk cinayetleri sıradanlaşıyor sosyal medya tepkisinin dışında hiçbir adım atılmıyor. Bu olaylar bizi bir gerçeği bir daha düşünmeye davet ediyor ve geleceğimiz için acil tedbirler almamız, suçlulara hak ettiği cezayı behemehal vermemiz, önleyici ve koruyucu nitelikte uzun vadeli politikalar belirlememiz gerekiyor.

Maalesef, mesele sadece iki çocuğumuzun katledilmesiyle sınırlı değil. 2017 yılında 387 çocuk cinsel istismara uğradı. TÜİK verilerine göre 2008-2016 yılları arasında 104 bin 531 çocuk için kayıp başvurusu yapıldı. 2016 yılında 11 bin 691 çocuk kayıp olarak bildirildi. Kayıp bildirimi yapılan çocukların maalesef yüzde biri bulunamıyor. Dolayısıyla, kayıp olup da bulunamayan, istismara uğrayan veya katledilen çocuk vakıaları bu ülkenin mutlaka çözmesi gereken temel meselelerinden birisidir.

Çocukların istismar edilerek katledilmesi öylesine korkunç bir vahşet ki, birçoğumuz, çocukların kaza sonucu ölmüş olmasını dahi temenni etti. Maalesef Eylül çocuğumuzun katil zanlısının Eylül’ü arama çalışmalarına dahi katıldığını, telefonunda çocuk istismarı kayıtlarının olduğunu ve daha korkuncu kendisinin de bir baba olduğunu öğrenince insanlığımızdan utanacağımız bir yere geldiğimizi müşahede ettik.

Bir çocuğun katledilmesi, bir insanın yaşam hakkının ihlal edilmesinin çok ötesinde insanlığın tükendiğini, vicdan ve merhametin iflas ettiğini gösteren ve zerre insanlık nasibi olanı bile yaralayan bir durumdur. İki masum evladımızın art arda gelen ölüm haberlerinin tüm ülkede, toplumun her kesiminde yarattığı üzüntü ve öfke hepimize bazı gerçekleri çok çıplak bir şekilde gösterdi. Savunmasız masum çocuklara dönük her türlü şiddet, istismar ve katledilme olaylarının toplumda yarattığı sorgulamanın temelinde, yitirdiğimiz bu evlatlarımızla birlikte toplumdan iyilik, merhamet ve vicdanın da eksildiği gerçeğidir. Nitekim katledilen sadece çocuklar değil, masumiyet, insani ilişkiler ve toplumsal güven zeminidir.

Bu menfur olaylar ile yeniden çocukların korunması için acil yasal düzenlemeler yapılması üzerine birçok tartışma yapılıyor. İlk olarak adi ve vahşi katillere hak ettikleri ceza verilmeli. Sonrasında mesele sadece ceza boyutuyla bırakılmadan bu tür vahşetleri ortaya çıkaran etmenler hassas bir şekilde analiz edilmeli, caydırıcı cezaların yanında önleyici tedbirler alınmalı, çocukları koruma konusunda bütünlük arz eden bir tarzda eğitim, hukuk ve sosyal boyutlarıyla konu bütüncül bir şekilde ele alınmalıdır.

Çocukların korunmasında bütüncül bir yaklaşımın geliştirilmesi; Millî Eğitim Bakanlığı, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’ndan, Basın Medya Enformasyon’a kadar ilgili tüm kamu kurumlarının, bu konuda çalışmalar yürüten STK’lar ve akademinin iş birliği içerisinde ortak adımlar atması ile mümkün olabilir.

Bu tarz olaylarda medyaya da büyük görevler düşmektedir. Toplumun dikkatini çeken bu olayları bir reyting malzemesi olarak görmekten imtina ederek, haber dilinin hem maktulün ailesini incitmeyecek hem de diğer ailelerde güvenlik paranoyasına neden olmayacak şekilde kurulması konusunda hassasiyet gösterilmelidir. Bu süreçlerde, toplumun bilinçlendirilmesi için önemli bir araç olduğu gerçeği dikkate alınarak medyanın haber içeriklerinde uzman pedagogların görüşlerine daha fazla zaman ayırması beklenen bir tutumdur.

Yanı sıra medyanın haber dilini kurarken, güvenlik birimleri ve adli psikiyatrların önerilerini almamaları nedeniyle olayların anlatılış ve işleniş biçiminden kullanılan fotoğraflara, olayın gündemleştirilme sıklığına kadar birçok husus, suça meyilli kişiler için özendirici olabilmekte, kopya suçlar için kaynak işlevi görebilmektedir.

Canımızı ne kadar yakarsa yaksın bu olayların faillerine “cani, hasta ruhlu” diyerek işin içerisinden çıkma kolaycılığına düşmemeliyiz. Bu faillerin hangi koşullarda nasıl bir eğitim ve yetiştirilme tazının ürünü olduklarına dair ayrıntılı çalışmalar ortaya koymak durumundayız.

İnsani hasletleri yozlaştıran etmenlerin, insani değerleri ayakta tutma dirayetinden daha hızlı yayıldığı her koşulda maalesef bu gibi menfur olayların yaşanılması kaçınılmaz olacaktır.

Enerji Bir-Sen olarak yarınımıza umut olan çocuklarımızın korunması için her türlü çabanın bir parçası olduğumuzu bir kez daha deklare ediyor ve bu olayların bir daha yaşanmaması için önleyici tedbirlerin kamu STK iş birliği ile etkin bir şekilde geliştirileceğine inanıyoruz. Bu vesile ile bu menfur olayı kınıyor, evlatlarımızın kederli ailelerine başsağlığı ve sabırlar diliyor, ayrıca yargı ve yasal düzenleme süreçlerinin yakın takipçisi olacağımızı ifade ediyoruz.

Diğer Haberler

Bizi Takip Edin
     
Duyurular

Enerji Bir-Sen Ankara 4 Nolu Şube Başkan Yardımcısı Mehmet Çayır’ın babası vefat etmiştir. Cenazesi bugün (24.09.2018 Pazartesi) öğle namazına müteakip Çubuk Mutluköy’de defnedilecektir. Allah rahmet eylesin.
24 Eylül 2018

Emet Eti Bor İşletme Müdür Yardımcısı olarak görev yapan üyemiz Doç.Dr. Mehmet Savaş'ın annesi vefat etmiştir. Cenazesi bugün (10.09.2018) öğle namazına müteakip Köprücek Köyü Mezarlığına defnedilecektir. Allah rahmet eylesin.
10 Eylül 2018

Enerji Bir-Sen Adıyaman İl Başkan Yardımcımız Fehmi Çakır'ın kayınpederi vefat etmiştir. Merhuma Allah'tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı diliyoruz. (Tel: 533 686 83 92)
05 Eylül 2018

Enerji Bir-Sen Adıyaman İl Başkan Yardımcımız Fehmi Çakır'ın kayınpederi vefat etmiştir. Merhuma Allah'tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı diliyoruz. (Tel: 533 686 83 92)
05 Eylül 2018

Enerji Bir-Sen Zonguldak Şube Başkan Yardımcımız Şevket İnce'nin annesi vefat etmiştir. Merhumeye Allah'tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı diliyoruz. (Tel:536 494 89 05)
30 Ağustos 2018

Samsun Altınkaya HES’de görevli Yeşilırmak Şube Disiplin Kurulu Üyemiz Ümit Uçaravcı'nın annesi vefat etmiştir. Cenazesi bugün (12.08.2018) Bafra Mevlâna Mahallesi Esentepe Caminde ikindi namazına müteakip Bafra asri mezarlığına defnedilecektir. Merhumeye Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı diliyoruz. (0 541 525 77 55)
12 Ağustos 2018

Eski üyelerimizden DSİ Sivas 19. Bölge Müdürü İsmail Kaya'nın kayınbiraderi vefat etmiştir. Cenazesi 4 Ağustos Cumartesi öğle namazını müteakip Mersin'den kaldırılacaktır. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.
04 Ağustos 2018

MKEK Çankırı Silah Fabrikası Müdürlüğünde görevli üyemiz Abdullah Barışkan'nın babası vefat etmiştir. Cenazesi 22 Temmuz Pazar günü Çankırı ili, Orta ilçesi, Kalfat Köyünde öğle namaza müteakip defnedilecektir. Merhuma Allah'tan rahmet, kederli ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz.
22 Temmuz 2018

Kars İl Başkanımız Cafer Samgar’ın babası vefat etmiştir. Merhuma Allahtan rahmet, kederli ailesine ve yakınlarına başsağlığı dileriz. (Tel: 0543 668 30 55)
16 Temmuz 2018

EÜAŞ Gezende HES İşletme Müdürlüğünde görevli üyemiz Ramazan Tekin geçirmiş olduğu trafik kazası sonucu yaşamını yitirmiştir. Allah rahmet eylesin, mekânı cennet olsun. Ailesine ve yakınlarına baş sağlığı diliyoruz.
14 Temmuz 2018