Anasayfa | Yönetim | Sendikamız | İletişim
81 İlden Çin'in İnsan Hakları İhlallerine Tepki
06 Kasım 2018

Memur-Sen Konfederasyonu, Çin ile BM İnsan Hakları Konseyi arasında gerçekleştirilecek olan, “Çin’deki insan hakları ihlalleri görüşmesi” öncesinde bugün 81 ilden Çin’in Müslüman Türk toplumuna yönelik zulümlerini protesto etti.

81 ilde gerçekleştirilen basın toplantıları ve açıklamalarla, Çin’in insan hakları ihlallerine “Dur” dendi.  

Açıklamanın başladığı dakikalarda, Memur-Sen'in 81 il teşkilatı da sosyal medya üzerinden, "#DoğuTürkistandaZulmüGör" hashtag'iyle Çin'in zulmü protesto edildi.  

Basın açıklamasının Ankara ayağı ise Memur-Sen Genel Merkezi’nde gerçekleştirildi, Memur-Sen Yönetim Kurulu üyeleri, Enerji Bir-Sen Genel Başkan Yardımcıları Cemil Şentürk ve Gürkan Kaya’nın yanı sıra çok sayıda davetlinin katıldığı basın açıklamasını Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın yaptı.

"Doğu Türkistan'da Zulmü Görme ve Bitirme Vakti"nin geldiği vurgulanan açıklamada, Cenevre’de BM İnsan Hakları Komisyonu'nda Çin Hükümetiyle karşılıklı olarak Çin’deki insan hakları ihlallerinin değerlendirileceği bir toplantının düzenleneceği belirtilerek, "Biz insanlığın vicdan sesi olarak Doğu Türkistan’ın yanında Çinin ve zulmünün karşısındayız. Bizler, insanlık ailesinin onurlu fertleri ve özgürlük sesleri olarak; soykırıma sessiz kalmayacağız, Çin’e karşı ses vermekten geri durmayacağız" ifadeleri kullanıldı.

Basın açıklaması metni:

"Doğu Türkistan'da Zulmü Görme ve Bitirme Vakti 

Değerli basın mensupları, kıymetli arkadaşlarım. Doğu Türkistan, 1949 yılından beri Çin  işgali altında… Ve o günden bu yana Doğu Türkistan’dan feryatlar hiç eksik olmadı…Fakat kulaklar sağır, gönüller körleşmiş modern dünyada. Ne Çin işkencesi görüldü ne de zulüm altında yükselen feryatlar duyuldu. 

Değerli arkadaşlar,

Bugün Cenevre’de BM İnsan Hakları Komisyonunda Çin Hükümetiyle karşılıklı olarak Çin’deki insan hakları ihlallerinin değerlendirileceği bir toplantı düzenlenecek. Bugünkü yapısına rağmen BM’nin, Çin’in Doğu Türkistan’da gerçekleştirdiği jenosidi/soykırımı en azından dünya kamuoyuna duyurması bakımından önemsiyoruz.

Tabi buradan hemen şu uyarıyı da yapalım; Çin’in Uygur Türklerine uyguladığı soykırımı, son zamanlarda gittikçe şiddetini artıran Amerika-Çin rekabetine politik meze yapmaya çalışanlara izin verilmemeli. Doğu Türkistan ve milyonlarca insan, iki emperyalist devletin çıkar kavgasında araç haline getirilmemeli. Biz bu noktada dünyanın bütün iyi insanlarına, insanlığa önemli vazifeler düştüğüne inanıyoruz. Eğer dünyanın iyi insanları bu konuyu sahiplenip, zulme karşı bir hat oluşturmazsa, Doğu Türkistan başta olmak üzere dünyanın birçok yerinde yaşayan mazlumlar iki zalimden birinin zulmüne maruz kalması kaçınılmazdır. Bu yüzden dünyanın bütün iyi insanları zulme karşı güçlü bir hat oluşturmalı, adalet ve özgürlük dünyamıza hakim kılınmak için sorumluluk almalı. Ve hep birlikte haykırmalı; İnsan onuru dokunulmaz, özgürlükler kısıtlanamaz. 

Evet… Çin, Doğu Türkistan’da bir soykırım gerçekleştiriyor. Bunu yaparken de kendince meşrulaştırıcı bazı politik argümanlar geliştiriyor. Zaten modern dünyada bütün katliamlar, zulümler bu kılıf altında, yani masum gibi görünen teoriler ve politik söylemlerle gerçekleştiriliyor. Çin hükümeti de Doğu Türkistan’daki soykırımı, zulmü gizlemek için “Sosyo-ekonomik reformlar” söylemini kullanıyor. Bu söylemin altında neler gizli, gelin birlikte bakalım. Yükselen ejderha olarak gösterilen Çin, komünist parti oligarşisi altında tam bir kölecilik düzeni kurmuştur. Bu yüzden, insan hakları ihlalleri bütün ülke sathına yayılmıştır. 

Bugün Çin’in zenginlerinin kimliğine baktığınız zaman hep Çin Komünist Partisinin yöneticilerinin çocukları olduklarını görürsünüz. Bunlara küçük prensler denilmektedir. Çin rüyası pazarlanan budur. İşte, “sosyal-ekonomik reformlar” bu küçük azınlık için geliştirilmiş sömürü politikalarının kılıfıdır. Değerli dostlar, bu gerçek anlaşılmadan, Doğu Türkistan’da neler oluyor sorusunun cevabını tam olarak anlayamayız. Peki sosyal-ekonomik reformlar adı altında nasıl bir politika izleniyor? Yukarıda dediğimiz gibi Doğu Türkistan’da 1949 yılından bu yana yaşanan bir zulüm var.

Bir noktada bu zulmün temelinde Doğu Türkistan’ı Müslüman Uygur Türklerinden arındırmak yatıyor. Bu politika işgalin ilk yıllarından bugüne kadar aralıksız uygulandı. Özellikle 1960’la 1990 arasında başkent Urumçi’nin güney doğusundaki Lop Nor çölünde yapılan atom denemeleri neticesinde on binlerce Uygur Türkü radyoaktif maddeler yüzünden ölmüştür. Şimdilerde ise bizzat Çin Komünist Partisinin geliştirdiği politikalarla insanlar ya ölüme sürükleniyorlar ya da yerlerinden yurtlarından ediliyorlar. Aslında herkesin bildiği bu politikaların birkaçını burada bir kere daha hatırlatmak istiyorum.  Çin fikri ıslahat adı altında bir milyondan fazla insanı hapishanelerde tutuyor. Çin komünist yönetimi ‘Kardeş Aile’ projesi adı altında her Doğu Türkistanlının evine bir Çinli erkek yerleştirerek Uygurların aile birliğini dağıtıyor. Evlenmemiş 16-25 yaş arası Uygur kızları Çin’in iç bölgelerine sürüldü. İlk yıl 240 bin, ikinci yıl ise bir milyon Uygur kızı ailesinin elinden zorla alınarak fabrika ve tarlalarda işçi yapıldı.

2001’de bir uygulama başlattılar. Adı “Sincan Sınıfı”. Müslüman Uygur çocuklarını ailelerin elinden alarak, Çin’in iç bölgelerindeki yatılı okullara götürdüler. 2003 yılında Doğu Türkistan’daki bütün okullarda Uygurca yasaklandı. O tarihe kadar eğitimini Uygurca yapmışların diplomaları elinden alındı. Mühendis, doktor, profesör, öğretmen bütün akademik kadro bir günde “vasıfsız işçi” yapıldı. Çin’in Doğu Türkistan’da tek orijinal ürünü işkencedir, zulümdür. Bu yönüyle “Çin işkencesi” tabirinin bugünkü somut karşılığı Doğu Türkistan’da her gün değil her an yaşanıyor. Çin sadece yaşayanları öldürmüyor; doğacak olanların da hayata gelmesine engel oluyor. Nüfus planlaması altında anne karnındaki dokuz aylık bebeği sezeryanla alıp katleden Çin hükümeti, terör söylemleriyle oluşturduğu sahnede İslam medeniyetinin kadim bölgelerinden biri olan Doğu Türkistan’ı insansızlaştırmaya ve müslümansızlaştırmaya hunharca devam ediyor. Kur’an okumanın, terör eğitimi, namaz kılmanın terör eylemi ve oruç tutmanın devlete başkaldırı olarak ilan edildiği Doğu Türkistan fotoğrafı Çin’in bu yüzyıla hediye ettiği utanç tablosudur.

Değerli dostlar, Doğu Türkistanlı kardeşlerimiz anlattıkları gerçekten tüyler ürpertici. Çin hükümeti, kendi politikalarını meşrulaştırmak için El-Kaide, DAİŞ söylemlerinin arkasına gizlense de mızrak artık çuvala sığmıyor. Buradan büyük MEMUR-SEN ailesi adına Çin hükümetine  seslenmek istiyorum. Doğu Türkistan İslam Medeniyetinin kadim bölgelerinden biridir. Hangi politikaları uygularsanız uygulayın, hangi söylemin arkasına gizlenirseniz gizlenin; Doğu Türkistan’dan İlk Müslüman Türk Hakanı Satuk Buğra Han’ı, “Dîvânü Lugati’t-Türk” adlı eseri yazan ilk Türk dil bilgini Kaşgarlı Mahmud’u, “Kutadgu Bilig” adlı eserin sahibi şair, yazar ve devlet adamı Yusuf Has Hacip’i silemezsiniz. Biz insanlığın vicdan sesi olarak Doğu Türkistan’ın yanında Çinin ve zulmünün karşısındayız.

Bizler, insanlık ailesinin onurlu fertleri ve özgürlük sesleri olarak; soykırıma sessiz kalmayacağız, Çin’e karşı ses vermekten geri durmayacağız. Bizler, medeniyetimizin değerlerine yüklenen adil insanlar olarak Doğu Türkistan adaletle, kardeşlerimiz özgürle bulaşana kadar susmayacağız. Yaşasın Doğu Türkistan Kahrolsun Çin Zulmü! Ayağa kalksın insanlık Kurtulsun Doğu Türkistan! Biz inanıyoruz ki, insanlığın onur ve özgürlük savaşı karşısında ne Çin ne de Çin seddi dayanır."

Diğer Haberler

Bizi Takip Edin
        
Duyurular

EÜAŞ Genel Müdürlüğü Satınalma ve Malzeme Yönetimi Daire Başkanlığında Şef olarak görev yapan sendikamızın ilk üyelerinden Sn. İsmail Konca 42 yıl hizmetini tamamlayarak 20 Şubat Perşembe günü emekli olmuştur. Üyemize sağlıklı ve mutlu bir emeklilik diliyoruz.
20 Şubat 2020

EÜAŞ İş Sağlığı Güvenliği ve Çevre Daire Başkanlığı’nda görevli üyemiz Yarkın EROL’un annesi vefat etmiştir. Cenazesi 18 Şubat Salı günü ikindi namazını müteakip Karşıyaka Mezarlığında defnedilecektir. Merhumeye Allahtan rahmet yakınlarına başsağlığı dileriz. (Tel: 0 505 314 09 49)
18 Şubat 2020

Dumlupınar Şube Başkan Yardımcımız Yılmaz Yıldırım’ın babası vefat etmiştir. Merhuma Allah'tan rahmet, yakınlarına baş sağlığı diliyoruz.Tel: 0(546) 233 14 94
18 Ocak 2020

Samsun DSİ 7.Bölge Müdürlüğünde çalışan üyemiz Yahya Bozkurt'un annesi vefat etmiştir. Cenazesi 04 Aralık Çarşamba günü Havza ilçesinde öğle namazına müteakip kaldırılacaktır. Allah rahmet eylesin. (Tel: 0531 976 11 22)
04 Aralık 2019

Samsun EÜAŞ Hasan Uğurlu HES İşletme Müdür Yardımcısı ve Yeşilırmak Şube Eski Başkan Yardımcımız Muammer Töngel'in kardeşi vefat etmiştir. Cenazesi 18 Kasım Pazartesi günü öğle namazına müteakip Kavak ilçesi Beybesli Mahallesi'nde defnedilecektir. Allah rahmet eylesin. (Tel: 0535 653 69 63)
18 Kasım 2019

Samsun Yük Tevzi Müdürlüğünde çalışan üyemiz Yavuz Türkdönmez`in annesi vefat etmiştir. Cenazesi 14 Kasım Perşembe günü Samsun Büyük Cami’den ikindi namazına müteakip kaldırılacaktır. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.
14 Kasım 2019

Üyelerimizden, Kastamonu DSİ 23. Bölge Müdürlüğü Makina İmalat Şube Müdürümüz İbrahim Erol Ankara’da kanser tedavisi gördüğü hastanede vefat etmiştir. Cenazesi 14 Kasım Perşembe günü Kastamonu’da defnedilecektir. Merhuma Allah’tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz.
13 Kasım 2019

EÜAŞ İstanbul Doğalgaz Santrali İşletme Müdürlüklerinde İşletme Müdür Yardımcısı olarak görev yapan üyemiz Erdener Vuruk'un babası vefat etmiştir. Merhuma Allah'tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileriz. (Tel: 0532 549 41 97)
07 Kasım 2019

EÜAŞ Destek Hizmetleri Daire Başkanlığında Şube Müdürü olarak görev yapan üyemiz Osman Günay'ın kayınbabası vefat etmiştir. Merhuma Allah'tan rahmet, ailesine ve yakınlarına başsağlığı diliyoruz. (Tel:0 505 709 57 61)
07 Kasım 2019

Sivas DSİ 19. Bölge Müdürlüğü’nde görevli üyemiz Cengiz YURTSEVEN' in annesi vefat etmiştir. Cenazesi 18 Ekim Cuma namazına müteakip Gürün ilçesi Yukarısuçatı Mahallesinden kaldırılacaktır. Merhuma Allah'tan rahmet, kederli ailesine başsağlığı ve sabır diliyoruz.
17 Ekim 2019

Copyright © 2019  |  Enerji Bir-Sen