Anasayfa | Yönetim | Sendikamız | İletişim
Memur-Sen’den Doğu Türkistan’daki Çin Zulmüne Kitlesel Tepki
10 Aralık 2019

Memur-Sen Konfederasyonu, "10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü" nedeniyle Ankara ve İstanbul başta olmak üzere Türkiye genelinde dünyadaki insan hakları ihlallerine ve yaşanan tüm hukuksuzluklara tepki gösterdi. Eylemlerin Ankara ayağında ise Çin’in Doğu Türkistan’da yaptığı zulümler protesto edildi.

Ankara’da Doğu Türkistan’daki zulümler protesto edilirken, İstanbul’da da Mısır’daki infazların durması için fener ve meşalelerle gerçekleştirilen yürüyüşe destek verildi.

“10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü” nedeniyle düzenlenen kitlesel basın açıklamalarıyla Memur-Sen Konfederasyonu, dünyadaki insan hakları ihlallerine ve yaşanan tüm hukuksuzluklara tepki gösterdi.

Türkiye genelinde binlerce kişinin katılımıyla düzenlenen eylemlerin Ankara ayağı ise Kuğulu Park’ta yapılan basın açıklamasıyla gerçekleştirildi. Basın açıklamasını yapan Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın, “Bugün 10 Aralık; ‘Dünya İnsan Hakları Günü.’ İnsan haklarını mı kutluyoruz yoksa insanlığın utanç günlerini mi haykırıyoruz; karar vermek zor. Bugün burada, insan haklarını kutlamak için toplanmak isterdik… Ne var ki, doğudan batıya, kuzeyden güneye, insana, haklarına, onuruna ve insanın refahına doğrudan saldırıların olduğu bir zamandan geçiyoruz. Dolayısıyla 10 Aralık gününde, Doğu Türkistan özelinden insanın, insanlığın acısını konuşmak zorundayız” ifadelerini kullandı.

Basın açıklamasının tam metni ise şu şekilde:

Yaşasın Doğu Türkistan Kahrolsun Çin Zulmü

Bugün 10 Aralık; Dünya İnsan Hakları Günü. İnsan haklarını mı kutluyoruz yoksa insanlığın ortak utanç günlerini mi haykırıyoruz; karar vermek zor. Bugün burada, insan haklarını kutlamak için toplanmak isterdik… Ne var ki, doğudan batıya, kuzeyden güneye, insana, haklarına, onuruna ve insanın refahına doğrudan saldırıların olduğu vakitleri yaşıyoruz. Dolayısıyla Doğu Türkistan özelinden insanın, insanlığın acısını konuşmak zorundayız 10 Aralık gününde.

Çin deyince akla, ucuz ve kalitesiz mallar gelmiyor sadece. Yürek yakan acılar, insanlığımızdan utandıran işkenceler, asimilasyonlar, kültürel soykırımlar geliyor. Çin, Doğu Türkistan’da bir devlet olarak işgalcidir, işkencecidir, zalimdir, her türlü kötülüğün failidir. Kısaca Çin, Doğu Türkistan’da bir devlet olarak ayıplı mal statüsündedir. Çin’de bir partinin hegemonyası sürsün diye 1 milyarı aşkın insanın, insan olmaktan kaynaklanan hakları, hukuku, varlığı ya yok sayılıyor ya umursanmıyor ya da acımasızca yok edilmekle tehdit ediliyor. Bugün Çin’in zenginlerinin kimliğine baktığınız zaman hep Çin Komünist Partisi’nin yöneticilerinin çocukları olduklarını görürsünüz. Bunlara küçük prensler denilmektedir. Çin rüyası diye pazarlanan budur. 9 bin insan ve bunların aileleri gülsün diye milyonlarca insan gözyaşı dökülmesiyle, kanının emilmesiyle, emeğinin sömürülmesiyle memur kılınmış.

Çin’de tam bir köle düzeni vardır. Çin’de bir zulüm düzeni vardır. Öyle bir devlet var ki ortada, kendisinden güçsüz olan devletlerin egemenliğini, kendi vatandaşının emeğini, yanı başındaki coğrafyadaki milletlerin fikrini, tarihini, kültürünü, birikimini, hepsinden öte kendisini yok etmeyi hedefliyor. Doğu Türkistan bunu yaşıyor. Doğu Türkistan’a Çin bunu yaşatıyor. Bugün Doğu Türkistan’da din, inanç, namus ayaklar altında. Bugün Doğu Türkistan’da insanlık ayaklar altında. Bütün dünya ya cılız seslerle tepkicikler üretiyor ya da sessizce seyirci olmaya devam ediyor.

O zaman duyulsun diye bir kere daha buradan haykırıyorum; Çin, Doğu Türkistan’da bir soykırım gerçekleştiriyor. Bunu yaparken de kendince meşrulaştırıcı bazı politik argümanlar geliştiriyor. Zaten modern dünyada bütün katliamlar, zulümler bu kılıf altında, yani masum gibi görünen teoriler ve politik söylemlerle gerçekleştiriliyor. Çin toplama kampları kuruyor. Çin, yok etme kampları kuruyor. Çin, asimile etme tezgahları üretiyor. Çin, fikri ve kültürel soykırımın atölyelerine iş veriyor.

Doğu Türkistan’da bir devletin, Çin işgalini ve Çin mezalimini yaşarken ödediği bedellerin ağıtları yakılıyor. Eşyanın dahi internetle donatıldığı bir dönemde, insanlık Doğu Türkistan yokmuş gibi, Doğu Türkistanlılar ölmüş gibi, Çin demokrat, Çin yönetimi özgürlükçüymüş gibi davranabiliyor. Çin hükümeti de Doğu Türkistan’daki soykırımı, zulmü gizlemek için de “Sosyo-ekonomik reformlar” söylemini kullanıyor.

Aslında biz bu yüzden sadece Çin’e değil, Çin’e yönelik bu bakışa da isyan ediyoruz. İsrail’in Filistinlilere, Myanmar yönetiminin Arakanlılar’a, Baas rejiminin Suriyelilere uyguladığı insanlık dışı muamelenin benzeri, belki de daha ağırı Çin yönetimi tarafından Doğu Türkistanlılara yaşatılıyor. Çocuklarına el konulan anneler babalar; Babaları öldürülen, hapsedilen, işkence edilen çocuklar; Eşleri, evlatları, kardeşleri Çin gaddarlığına maruz kadınlar; İnsanlık-Kadınlık gururunu doğrudan hedef alan tacizler, tecavüzler ve kitlesel uygulamalara muhatap insanlar! Bu fotoğraf, ilk çağın değil bu çağın fotoğrafı. Bu olaylar çok uzakta değil, dünyada yaşanıyor. Şunu açıkça ifade etmek zorundayız, bu zulmün temelinde Doğu Türkistan’ı Müslüman Uygur Türklerinden arındırmak yatıyor. Çin, tepki verilmemesinin şımarıklığıyla mezalimin dozunu sürekli artırıyor. BM’nin, G-20’nin, G-7’nin, NATO’nun, İslam İş birliği Teşkilatı’nın, AB’nin zirveleri yapıldı, ama tek kelimeyle dahi olsa Doğu Türkistan’da yapılan zulme ve Çin’in zalimliğine tepki yoktu. İşin en vahim tarafı Ortadoğu’da kan döken, terör üreten, terör örgütü destekleyen ABD, Ticari ve Finansal savaşta avantaj sağlamak amacıyla Çin’i kınadı. İnsanlığın kazanması için değil, ticari ve ekonomik azıdan bunu kaybetmemek için bunu yaptı. Kapitalistin kapitalisti kınaması da bu zaviyeden oluyor. Bütünüyle insanlığa ait bir yarın istiyorsak; insanlık açısından ortak huzur, refah, barış hedefliyorsak Çin’in durdurmalı, Doğu Türkistan’ı kurtarmalı, Doğu Türkistanlılara destek olmalıyız. Emperyalizm, yaklaşık iki yüzyıl parayı, malı serbest dolaşıma sokmak için uğraştı ve başardı. Şimdi terörü ve zulmü serbest dolaşıma sokmak istiyor, kapitalizmle iş birliği yapıyor ve insanlığı açık açık tehdit ediyor. “Ya güce ve zulme boyun eğersiniz ya da gücün ve zulmün dayağını yersiniz” Ya kırk satır ya kırk katır diyor Çin… Bu tehdide kurulmak istenen zulme de pabuç bırakmamalıyız. “Dünya beşten büyüktür” iradesini doğrulamak istiyorsak önce dünyanın Çin’den büyük olduğu ispatlamak zorundayız.

Tam da Buradan Hareketle…

Bizler, insanlık ailesinin onurlu fertleri ve özgürlük sesleri olarak; soykırıma sessiz kalmayacağız, Çin’e zulmüne karşı sesimizi yükseltmeye devam edeceğiz.

Bizler, medeniyetimizin değerlerine yüklenen MEMUR-SEN ailesi olarak Doğu Türkistan adaletle, kardeşlerimiz özgürlükle bulaşana kadar susmayacağız. Bizler, Doğu Türkistan’ı ebedi yurt kılan Saltuk Buğrahan, Kaşgarlı Mahmut, Yusuf Has Hacip adına susmayacağız. Bizler, Doğu Türkistan’ın bağımsızlığı uğruna ömrünü adayan Osman Baturlar, İsa Yusuf Alptekinler, Barat Hacılar ve Muhammed Salim Hacimler adına her dem yeniden haykıracağız. Yaşasın Doğu Türkistan Kahrolsun Çin Zulmü!

Diğer Haberler

Bizi Takip Edin
        
Duyurular

EÜAŞ Mali İşler ve Finans Yönetimi Daire Başkanlığında görevli üyemiz Birol Avcı’nın babası, Seyit Ahmet Avcı vefat etmiştir. Merhumun cenazesi 1 Temmuz Çarşamba günü ikindi namazını müteakip Samsun, Ladik’te defnedilecektir. Merhuma Allahtan rahmet yakınlarına başsağlığı dileriz. (Tel: 0 505 398 58 49)
01 Temmuz 2020

Fırat Şube Sekreterimiz Zöhre Esen'in eşi Halil Esen vefat etmiştir. Merhuma Allah'tan rahmet, yakınlarına sabırlar diliyoruz. Mekanı cennet olsun.
27 Mayıs 2020

Hirfanlı HES’te Güvenlik Grup Şefi olarak görev yapan Şenol Kaya’nın annesi vefat etmiştir. Cenazesi bugün saat 13:00’da Kırşehir, Mucur, Kıran Köyünde defnedilecektir. Merhumeye Allah’tan rahmet yakınlarına başsağlığı diliyoruz. (Tel: 0 539 338 07 19)
01 Mayıs 2020

EÜAŞ Genel Müdürlüğünde Başuzman olarak görev yapan Ahmet Ekici’nin abisi vefat etmiştir. Merhumun cenazesi 26 Mayıs Salı günü Konya Ereğli'de defnedilecektir. Merhuma Allah'tan rahmet yakınlarına başsağlığı diliyoruz. (Tel: 0 542 684 76 21)
26 Mayıs 2020

EÜAŞ Genel Müdürlüğünde Şef olarak görev yapan üyemiz Necmi Şındak'ın annesi 3 Mayıs Pazar günü vefat etmiştir. Merhumeye Allah'tan rahmet yakınlarına başsağlığı diliyoruz. (Tel: 0 507 480 48 08)
03 Mayıs 2020

EÜAŞ Genel Müdürlüğünde çalışan üyemiz Gazanfer Atlas’ın Babası hakkın rahmetine kavuşmuştur. Cenazesi 19 Nisan Pazar günü öğle namazına müteakip Çorum Merkez Çıkrık Köyü’nde defnedilecektir. Merhuma Allah'tan rahmet yakınlarına başsağlığı diliyoruz.
18 Nisan 2020

EÜAŞ Genel Müdürlüğünde görev yapan üyemiz Tacettin Dal'ın annesi vefat etmiştir. Merhumeye Allah’tan rahmet yakınlarına başsağlığı diliyoruz.
06 Nisan 2020

EÜAŞ Genel Müdürlüğünde görev yapan üyemiz Kaya Tekin’in eşi Gülsüm Tekin vefat etmiştir. Merhumenin cenazesi 4 Mart Cumartesi günü defnedilecektir. Merhumeye Allahtan rahmet yakınlarına baş sağlığı dileriz. (Tel: 0 533 416 07 71)
03 Nisan 2020

Sivas İl Başkan Yardımcımız Zekeriya SARITAŞ'ın kayınbabası vefat etmiştir. Cenazesi 1 Nisan Çarşamba günü 15.00'te Yukarı Tekke Mezarlığından kaldırılacaktır. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.
01 Nisan 2020

DSİ Kırşehir 122. Şube Müdürlüğünde görevli üyemiz Dönüş Akçakaya’nın annesi vefat etmiştir. Cenazesi Kaman Demirli köyünde öğle namazına müteakip kaldırılacaktır. Merhumeye Allah’tan rahmet yakınlarına başsağlığı diliyoruz. (Tel: 0 546 835 68 56)
14 Mart 2020

Copyright © 2019  |  Enerji Bir-Sen