Anasayfa | Yönetim | Sendikamız | İletişim
ÖNCELİK ÖZELLEŞTİRME DEĞİL GÜZELLEŞTİRME OLMALI
20. yüzyılın ilk çeyreğinde Balkan Savaşları, 1. Dünya Savaşı sonrasında yıkılan Osmanlı İmparatorluğunun küllerinden, verilen Milli Mücadele ile yeni bir ülke doğdu bu torpraklarda. Çeyrek asra yakın ardarda gelen savaşlarla yüzbinlerce evladını şehit veren bu millet, aynı zamanda doktoruyla, mühendisiyle, muallimiyle yetişmiş bir nesli de Çanakkalede, Filistinde, Sarıkamışta, Garp Cephesinde kaybetmiştir. 
Cumhuriyetin ilk yıllarında Savaş ekonomisinin getirdiği yoksulluk ve imkansızlıklarla da boğuşan milletimiz bu coğrafyada var olmayı ve ayakta durmayı başarmıştır.
Sermayemizin, sanayimizin ve üretim gücümüzün olmadığı o yıllarda ardarda kurulan Devlet İşletmeleri ile dış piyasalarla rekabetten daha çok, iç ihtiyacın karşılanması hedeflenmiştir. Bu dönemde kurulan Sümerbank ve Şeker Fabrikaları ile sanayileşmede ilk adımlar atılmıştır. 
1930 lu yıllarda Dünya üzerinde etkili olan küresel ekonomik kriz nedeniyle bu dönemde özel sektörün sermaye ve rekabet gücü gelişmediği için yatırımlar yine devlet eliyle yapılmış, kurulan işletmelerde devlet bizzat kurucu güç olmuştur. 1934-1938 yıllarını kapsayan Birinci 5 yıllık Sanayi Planı doğrultusunda 1933 yılında kurulan Etibankın öncülüğünde yurt genelinde dokuma, şeker, maden selüloz, seramik , demir çelik ve çimento fabrikaları art arda kurulmuştur. 
1950 li yıllara gelindiğinde ulaşım olanaklarının artması, kırsaldan kentlere göç ile birlikte artan iş gücü  ve devlet kuruluşları yanında sermayesi artan özel sektörün  de bu dönemde yatırımların artmasını sağlamştır. Kamu İktisadi Teşekkülü (KİT) adı verilen kuruluşların da bu dönemde çoğladığı görülmektedir. 1950 yılında  Makina Kimya Enstitüsü Kurumu , 1952 yılında Gübre,Et ve Balık Kurumu, 1953 yılında  Türkiye Azot Çimento, 1954 yılında TPAO ve  Devlet Malzeme Ofisi, 1955 yılıdna Demir-Çelik ve SEKA, 1957 yılında ise TKİ kurulmuştur.  
 
1980 li yıllara kadar Enerji, Sanayi, Madencilik, Çimento, Tarım ve Dokuma gibi bir çok sektörde  yatırımlar devlet eliyle gerçekleştirilmiş,daha çok  iç ihtiyaçların temini ve dışa bağımlığının azaltılmasına dönük adımlar atılmaya çalışılmıştır.  
1980'li yıllardan sonra Serbest Piyasa Ekonmisine geçiş ile birlikte iç ve dış piyasada özel sektör yatırımlarının önü açılmış, daha rekabetçi piyasa koşulları ortaya çıkmıştır.  Yine bu dönemlerde KİT'lerde verimliliği ve üretimi artırmak gayesiyle bir takım özel istihdam şekilleri ve ücret politikaları izlenmiştir. Ancak kötü yönetimler,  yanlış istihdam politikları KİT'lerde verimliliğin düşmesini beraberinde getirmiştir. Üretim ve sermaye gücüyle ekonomiye katkı sağlaması gereken kuruluşlar, art arda açıklanan yıl sonu zararları ile Devletin ve milletin sırtında bi kambur halini almıştır. 
KİT'lerde ortaya çıkan zararların etkisinin azaltılması için iki çözüm önerisi ortaya atılmıştır. Birincisi bu kuruluşların tek tek ele alınarak düzeltilmesi ve verimliğin artırılması, ikincisi ise özelleştirilerek devletin ve milletin sırtındaki bu yükün atılması. Serbest piyasa ekonomisi devletin birinci derece piyasa aktörlerinden biri olmamasını gerektirdiğinden, özelleştirme kaçınılmaz bir çözüm yolu olarak seçilmiştir. Nasılsa bir gün özelleşir mantığıyla bu işletmeler de göz ardı edilmiş ve verimlilik konusunda  yeni projeler üretilememiştir. Böylece işletmeler çağın rekabet koşullarına ayak uyduramaz hale gelmiş, üretim teknolojileri ve personel istihdamı yönünden kendisini geliştiremediği için verimlilik ve karlılık oranları gittikçe geriye gitmiştir.
Sonuç olarak rekabet gücünden yoksun ve verimsiz Kamu İktisadi Teşekkülleri hurda değerinde fiyatlarla özelleştirilerek alıcı bulmuştur. Bu da ülkemiz ve milletimiz adına büyük bir kayıptır. 
Bizde uygulanan özelleştirme modeli, daha çok makro ekonomik dengeleri sağlamak, kamu borç stokunu ve bütçe açıklarını dengelemek amacıyla yapılmaktadır.  Halbuki özelleştirmede amaç, kamu işletmelerinin verimliliğini artırıcı bir araç olarka kullanılmalıdır. Hurda değeriyle değil ekonomiye katma değer sağlayacak şekilde rehabilite edilecek işletmelerin özelleştirilmesi daha doğru bir yaklaşım olacaktır. 
Kamu İktisadi Teşekküllerinde  verimliliği artırıcı, serbest piyasa koşullarıyla yarışabilecek rekabetçi bir yapının ortaya çıkarılması sağlanmalı, kalifiye iş gücünün korunması ve geliştirilmesi için yeni projeksiyonlar ortaya konulmalıdır. Özellikle karlılığı yüksek ve gelecekte de stratejik ve ekonomik açıdan önem arz eden enerji Kit'erinde halka arz ve yatırım ortaklığı modelleri de seçenekler arasında değerlendirilmeldir. 
Özelleştirme uygulamaları sonrasında ucuz iş gücü ve taşeronlaşma, nitelikli ve yetişmiş elemanların başka sektörlere kayması gibi yeni sosyo ekonomik olumsuzlukların ortay çıkması da engellenmelidir.
Yine bu süreçte istihdam fazlası personel olarak değerlendirilen ve Devlet Personel Havuzuna gönderilen personelin almış oldukları eğitim, yapmış oldukları iş ve kazanmış oldukları deneyim göz önünde bulundurularak uygun şekilde yeniden istihdam edilmeleri sağlanmalıdır. 
Özelleştirme süreçleri yeni mağduriyetler, yeni işsizlikler, yeni sosyal problemler ve yeni sermaye tekellerini oluşmasına engel olmalı, bu konularda gerekli yasal ve hukuki düzenlemeler ivedilikle yapılmalıdır. 
Özet olarak, özelleştirme bir sonuç olarak değil, kamuda verimlilik ve rekabet ortamlarının sağlanmasını sağlayıcı bir araç olarak görülmeli, daha iyi daha güzel ve daha müreffeh günlerin teminatı olmalıdır. 
Yazarın Diğer Yazıları

Yorumlar
Bu sayfaya henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapan siz olun.
Bizi Takip Edin
        
Duyurular

EÜAŞ Mali İşler ve Finans Yönetimi Daire Başkanlığında görevli üyemiz Birol Avcı’nın babası, Seyit Ahmet Avcı vefat etmiştir. Merhumun cenazesi 1 Temmuz Çarşamba günü ikindi namazını müteakip Samsun, Ladik’te defnedilecektir. Merhuma Allahtan rahmet yakınlarına başsağlığı dileriz. (Tel: 0 505 398 58 49)
01 Temmuz 2020

Fırat Şube Sekreterimiz Zöhre Esen'in eşi Halil Esen vefat etmiştir. Merhuma Allah'tan rahmet, yakınlarına sabırlar diliyoruz. Mekanı cennet olsun.
27 Mayıs 2020

Hirfanlı HES’te Güvenlik Grup Şefi olarak görev yapan Şenol Kaya’nın annesi vefat etmiştir. Cenazesi bugün saat 13:00’da Kırşehir, Mucur, Kıran Köyünde defnedilecektir. Merhumeye Allah’tan rahmet yakınlarına başsağlığı diliyoruz. (Tel: 0 539 338 07 19)
01 Mayıs 2020

EÜAŞ Genel Müdürlüğünde Başuzman olarak görev yapan Ahmet Ekici’nin abisi vefat etmiştir. Merhumun cenazesi 26 Mayıs Salı günü Konya Ereğli'de defnedilecektir. Merhuma Allah'tan rahmet yakınlarına başsağlığı diliyoruz. (Tel: 0 542 684 76 21)
26 Mayıs 2020

EÜAŞ Genel Müdürlüğünde Şef olarak görev yapan üyemiz Necmi Şındak'ın annesi 3 Mayıs Pazar günü vefat etmiştir. Merhumeye Allah'tan rahmet yakınlarına başsağlığı diliyoruz. (Tel: 0 507 480 48 08)
03 Mayıs 2020

EÜAŞ Genel Müdürlüğünde çalışan üyemiz Gazanfer Atlas’ın Babası hakkın rahmetine kavuşmuştur. Cenazesi 19 Nisan Pazar günü öğle namazına müteakip Çorum Merkez Çıkrık Köyü’nde defnedilecektir. Merhuma Allah'tan rahmet yakınlarına başsağlığı diliyoruz.
18 Nisan 2020

EÜAŞ Genel Müdürlüğünde görev yapan üyemiz Tacettin Dal'ın annesi vefat etmiştir. Merhumeye Allah’tan rahmet yakınlarına başsağlığı diliyoruz.
06 Nisan 2020

EÜAŞ Genel Müdürlüğünde görev yapan üyemiz Kaya Tekin’in eşi Gülsüm Tekin vefat etmiştir. Merhumenin cenazesi 4 Mart Cumartesi günü defnedilecektir. Merhumeye Allahtan rahmet yakınlarına baş sağlığı dileriz. (Tel: 0 533 416 07 71)
03 Nisan 2020

Sivas İl Başkan Yardımcımız Zekeriya SARITAŞ'ın kayınbabası vefat etmiştir. Cenazesi 1 Nisan Çarşamba günü 15.00'te Yukarı Tekke Mezarlığından kaldırılacaktır. Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.
01 Nisan 2020

DSİ Kırşehir 122. Şube Müdürlüğünde görevli üyemiz Dönüş Akçakaya’nın annesi vefat etmiştir. Cenazesi Kaman Demirli köyünde öğle namazına müteakip kaldırılacaktır. Merhumeye Allah’tan rahmet yakınlarına başsağlığı diliyoruz. (Tel: 0 546 835 68 56)
14 Mart 2020

Copyright © 2019  |  Enerji Bir-Sen