Tonbul: İSG Meselesinin Zihniyet ve Ahlak Meselesi Olduğunu Unutmayalım

Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı ve Enerji Bir-Sen Genel Başkanı Hacı Bayram Tonbul, “ İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin yasa, yasaya bağlı yönetmelikler, ILO sözleşmeleri ve AB müktesebatı anlamında birçok düzenlemeyi yapan bir ülke olmamıza rağmen iş kazalarını azaltamıyoruz. Burada meselenin bir zihniyet ve ahlak meselesi olduğunu unutmayalım” dedi.

 

Bu yıl 31’incisi düzenlenen “İş Sağlığı ve Güvenliği Haftası” programı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı Orhan Yeğin, Müsteşar Yardımcısı Mazhar Yıldırımhan, Gaziantep Valisi Ali Yerlikaya, Milletvekili Nejat Koçer, Büyükşehir Belediye Başkanı Fatma Şahin, Memur-Sen Genel Başkan Yardımcıları Hacı Bayram Tonbul, Günay Kaya, Hak-İş Genel Başkanı Mahmut Arslan, Kamu-Sen Genel Sekreteri Önder Kahveci, Türk-İş Genel Mali Sekreteri Ramazan Ağar, TİSK’i temsilen Cengiz Delibaş ve Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) Türkiye Temsilcisi Numan Özcan’ın katılımıyla Gaziantep’te gerçekleştirildi.

 

Programda Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı ve Enerji Bir-Sen Genel Başkanı Hacı Bayram Tonbul, “İş Sağlığı ve Güvenliği Kültüründe Kamu Sendikalarının Rolü” konulu bir konuşma yaptı.

 

Tonbul, konuşmasına “31’inci İş sağlığı ve güvenliği haftası vesilesiyle iş sağlığı ve güvenliği farkındalığını artırmak için düzenlenen bu toplantının amacına ulaşmasını diliyorum” sözleriyle başladı.

“YETERLİ ÖNLEM ALINIRSA İŞ KAZALARI ÖNLENEBİLİR”

Yeterli önlemler alındığı takdirde iş kazaları ve meslek hastalıklarının önlenebileceğini söyleyen Tonbul, “Çalışanın, işverenin ve devletin yer aldığı üçlü sistem sağlam işlerse iş kazalarını ve meslek hastalıklarını önlemek hayal değildir. İş güvenliğine ilişkin yeterli tedbirler alınırsa, alınan tedbirlere uyulursa ve sağlıklı bir devlet denetimi olursa iş kazaları ve meslek hastalıkları önlenebilir” dedi.

ILO araştırmalarına göre, dünyada her yıl 2 milyon işçi iş kazalarından veya meslek hastalıklarından hayatını kaybediyor diyen Tonbul şöyle devam etti: “ “Dünyada her gün 5 bin çalışan hayatını kaybetmektedir. Başka bir ifadeyle, dünyada her bir dakikada 3 işçi ölmektedir. Ülkemizde her gün ortalama 200 iş kazası meydana gelmekte, iş kazaları nedeniyle her gün 4 işçi hayatını kaybetmekte ve 6 işçi sürekli iş göremez hale gelmektedir. Bir başka veri ise dünyada her yıl 15 milyon kanser vakasının görüldüğü ve bunların büyük bir kısmının iş sağlığı ve güvenliği eksiklerine bağlı olarak ortaya çıktığıdır. Bu ürkütücü ve olumsuz tablo çalışma hayatının önemli bir sorunu olmaya devam etmektedir. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği kanunu çıktığında önleyici bir yaklaşımla ölümlü iş kazalarında azalma yaşanacağını bekliyorduk. Ancak yasa çıkarmamıza rağmen ölümlü iş kazalarında bir azalma yaşanmıyorsa durup düşünmemiz gerekir. Yasa çıkarmanın tek başına yeterli olmayacağını, yasal kuralların yanı sıra iş güvenliği kültürü oluşturmanın zorunlu olduğu unutulmamalıdır.”

İSG KANUNUN SÜREKLİ DEĞİŞTİRİLMESİ DOĞRU DEĞİL

İş Sağlığı ve Güvenli Kanunu Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen hükmü de dahil olmak üzere 6 kere değişikliğe uğradığını söyleyen Tonbul, “İş sağlığı ve güvenliğine ilişkin Yasa, Yasaya bağlı yönetmelikler, ILO sözleşmeleri ve AB müktesebatı anlamında birçok düzenlemeyi yapan bir ülke olmamıza rağmen iş kazalarını azaltamıyoruz. Burada meselenin bir zihniyet ve ahlak meselesi olduğunu unutmayalım. Müstakil olarak sosyal taraflarla tartışılarak, uzun süre müzakere edilerek çıkarılan Kanunun 5 yılda 6 kez değiştirilmesi doğru değildir. Maalesef yine kamu kurum ve kuruluşlarına ait işyerlerinde ve 50’den az çalışanı olan az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde İSG profesyonellerinin çalıştırılması bakımından bir erteleme söz konusu. 01.07.2017 tarihine kadar İşyeri Hekimi ve İş Güvenliği Uzmanı görevlendirme zorunluluklarının olmaması kamuda İSG hizmetlerinin etkin bir şekilde yerine getirilmesine engel teşkil edecektir. Özellikle A sınıfı iş güvenliği uzmanı belgesine sahip teknik personelin büyük bir çoğunluğunun kamuda bulunması ve mevcut yasal engeller nedeniyle İSG hizmetlerinin dışında kalmaları önemli bir sorundur” dedi.

 

BÜROKRASİ İSG GİDERLERİNİ MALİYET OLARAK GÖRÜYOR

Memur-Sen olarak İş Sağlı ve Güvenliği Kanunu’nu önemsediklerini ifade eden Tonbul, “ Türkiye açısından son derece önemli olan ancak kamu görevlileri bakımından eksiklikleri bulunan İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nu olukça önemsediğimizi belirtirken bu alandaki en büyük sorunlardan birinin de ne yazık ki kamu bürokrasinin azımsanmayacak bir bölümünün iş sağlığı ve güvenliğine yönelik zihniyet değişimine henüz hazır olmaması ve bu alana ilişkin giderleri kamu açısından maliyet olarak görmeleri sayılabilir. Bu erteleme dışındaki tüm konuların; kamu görevlilerime gerekli eğitimlerin verilmesi, İSG kurulların oluşturulması, risk analizlerinin yapılması, acil eylem planları hazırlanması ve işe girişlerde bir takım sağlık tetkiklerinin yapılması gibi konular da sanki ertelenmiş gibi davranılarak bugüne kadar uygulanmalarda oluşan sorunların derhal ortadan kaldırılmasını bekliyoruz” diye konuştu.

 

“İŞ GÜVENCESİ KIRMIZI ÇİZGİMİZ”

Türkiye’nin en büyük emek hareketi olarak iş güvencesinden asla taviz vermeyeceklerini belirten Tonbul, “Bir kaç kişi yüzünden kamu görevlileri verimliliklerin tartışılması, “Kamu personel sistemi” ve “reform” kelimelerini yan yana kullanılması, “İş güvencesi” tehdidi içeren cümlelerini kurulması tüm kamu görevlilerini etkilemekte ve rencide etmektedir. Kamu hizmetini en iyi şekilde sunmaya çalışan kamu görevlileri hak ettikleri değeri görememektedirler. Bu itibarla herkesi daha özenli davranmaya davet ediyor,  iş güvencesinin kırmızıçizgimiz olduğunu yineliyorum” ifadelerini kullandı.