Vay Kamu-Sen'in Haline!

Değerli Enerji, Sanayi ve Madencilik Hizmet Kolu Çalışanları,

Türk Enerji-Sen Genel Başkanı Mehmet Özer’in, Toplu Sözleşmeyi anlayamadığını daha önceki yazımızda açıklamıştık. Yeni bir şey daha öğrenmiş olduk. Kendisi, okuduğunu da yanlış anlıyor! Bu vasıflara sahip birisi, Kamu-Sen’e, Mevzuat ve Toplu Sözleşme Sekreterliği, Türk Enerji-Sen’e  ise genel başkanlık  yapıyor. Bu durumda “Vay Kamu-Sen’in haline!” demeden geçemiyoruz.

Hatırlanacağı üzere, Kamu görevlilerinin 2014 ve 2015 yıllarında yararlanacakları mali ve sosyal hakları belirlemek üzere 1 Ağustos 2013 tarihinde başlayan toplu sözleşme görüşmeleri, kamu görevlilerinin genelini ilgilendiren bölüm ile on hizmet kolunda toplu sözleşme imzalanmasıyla sonuçlandı.

30 günlük yasal sürenin 7'nci gününde Kamu İşveren Heyeti'ne Toplu Sözleşmeyi imzalatmayı başardık. İstediğimizi bu kadar kısa sürede aldığımız için, işi erken bitirmekle suçladılar. Karalama kampanyaları yürüttüler, kıskançlıklarına devam ettiler.

2. Dönem Toplu Sözleşme görüşmelerinin üzerinden yaklaşık 2 yıl geçti. Bu süreçte genelde ve hizmet kolumuzda elde ettiğimiz kazanımlar bir bir hayata geçirdik.

Bunlardan birisi de,  Bakanlık ve bağlı kuruluşların merkez teşkilatlarında görev yapan personele servis hizmeti sağlanmasıydı.

2014- 2015 yılını kapsayan Toplu Sözleşme metninde “ Bakanlık ve bağlı kuruluşların merkez teşkilatlarında görev yapan personele mesaiye geliş ve gidişleri için servis hizmeti sağlanması” konusu dönemin Maliye Müsteşarı Naci Ağbal’ın ricası üzerine Büro, Bankacılık ve Sigortacılık hizmet koluna eklendi. Ancak maddede sadece Büro, Bankacılık ve Sigortacılık hizmet koluna özel olduğuna dair bir ifadeye yer verilmedi.

Söz konusu maddede  “bu hizmet kolunda” ifadesi geçmediği açıkça görülmektedir.

Türk Enerji-Sen Genel Başkanı Mehmet Özer’in, Toplu Sözleşmeye Fransız olduğunu bildiğimiz için, şu örneği paylaşmak istiyoruz.

Koruyucu Giyim Yardımı

Bu hizmet kolu kapsamında bulunan kurum ve kuruluşların fabrika, atölye, laboratuvar, yer altı ve açık arazi şartlarında görev yapan personeline, hizmetin gereği olarak görev esnasında giyilmesi gereken koruyucu giyim malzemesi verilir. Giyim malzemelerinin standartları ile hangi personele ne kadar süreyle verileceği ve nasıl muhafaza edileceği hususları ile bu malzemelerin kullanımına ilişkin usul ve esaslar kurum ve kuruluşlar ile yetkili sendika tarafından birlikte belirlenir.”

Bahsedilen maddede yukarıdaki gibi “ bu hizmet kolu” ifadesi yer alsaydı, hizmet kolumuzda personel servisi uygulanmayabilirdi.

Varsayalım ki böyle bir ifade yer alıyor. Çalışanların hakkını savunduğunu söyleyen bir sendika, memurun lehine olan duruma neden karşı çıkar ki?

Değerli hizmet kolu çalışanları,

Toplu Sözleşme görüşmelerinin hemen ardından, kazanımlarımızın hayata geçirilmesi için çalışmalara başladık. İlk olarak TEDAŞ Genel Müdürlüğünde servis ihalesinin yapılmasını sağladık. Daha sonra TEİAŞ ve  EÜAŞ’ta da servis ihaleleri yapıldı. Nitekim 01.01.2014 tarihinde  EÜAŞ, TEDAŞ ve TEİAŞ’ta servis hizmeti başladı. IMF ile gelen ve 12 yıl süren  servis çilesini sona erdirdik.

O dönemde, personele servis ile ilgili haberlerimiz ulusal gazete ve televizyonlarda yer aldı. Yaptığımız haberlerde ve açıklamalarımızda “ Bakanlık ve bağlı kuruluşların merkez teşkilatlarında görev yapan kamu görevlilerinin mesaiye geliş gidişlerinde  yararlanacağı servis hizmeti verilir”  ifadesini kullandık. Kurumlara gönderdiğimiz yazışmalarımızda aynı ifadelere yer verdik.

Biz bu kazanımları elde ederken, onlar kıskançlık ve hasetlikten kahroldular.

Biz, EÜAŞ, TEİAŞ ve TEDAŞ’ta servis çilesini bitirdiğimizde de aynı Toplu Sözleşme metnini kullandık. Toplu Sözleşmeyi anlayan anladı. Ama siz anlayamadınız. Anladığınızı düşünüyorsanız da, yanlış anladınız.

Şimdi size şu soruyu soruyoruz;

O zaman neredeydiniz ?

 Neden uygulayamazsınız demediniz?

Neden tehdit etmediniz ?

Neden engellemeye çalışmadınız ?

 Oysa, siz engellemeyi çok iyi bilirsiniz!

BİZİM ŞİARIMIZDA TEHDİT ETMEK YOK!

Enerji Bir-Sen olarak,  sorunları bir bir çözmeye devam ettik. Toplu Sözleşmenin hükümlerini uygulamayan kurumları tespit ederek, hukuki yollara başvurduk. Biz laf üretmedik, çözüm ürettik. Çözüm üretirken hukukun dışına çıkmadık. Kurum yöneticilerini tehdit ederek, memurun lehine olan bir şeye asla engel olmadık. Bizim şiarımızda tehdit etmek yok!

Biz olaya, Enerji Bir-Sen’li, Türk Enerji-Sen’li veya ESM’li diye bakmıyoruz. Biz, çalışanlarımızın tamamı için sendikacılık yapıyoruz.

Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi, KOSGEB ve Sümer Holding’te personel servisi uygulamasının yapılmadığını tespit ederek, Devlet Personel Başkanlığı’na bildirdik. Devlet Personel Başkanlığı konuyla ilgili kurumlara yazı gönderdi. Ekim 2014’te Devlet Personel Başkanlığı’nda tarafların katılımıyla 3 gün süren bir toplantı gerçekleşti. Toplantıya katılan TŞFAŞ temsilcisi, “Genel Müdürlükte çalışan sayısı az olduğu için, servis hizmetinin maliyeti ile ilgili tereddütler var. Bu tereddütler giderilmeye çalışılıyor” açıklamasını yaptı.

Enerji Bir-Sen olarak, Toplu Sözleşmenin kanun hükmünde olduğunu, Toplu Sözleşmeyi uygulamayan kurumların suç işlediğini  ilgili yerlere ilettik. Aradan geçen 6 ayda sorun çözüme kavuşturulamadı.

Nitekim, geçtiğimiz hafta TŞFAŞ Genel Müdürü ile yaptığımız görüşme sonuç verdi. “ Personel Servisi” konusu TŞFAŞ Yönetim Kuruluna geldi ve servis hizmeti sağlanması konusunda karar çıktı. Enerji Bir-Sen’in 2 yıldır verdiği mücadele Basın Merkezimiz tarafından “TŞFAŞ Çalışanları Servise Kavuşuyor” şeklinde haberleştirilerek duyuruldu. Servisin, neden bu kadar geciktiği de nedenleriyle haberin detayında yer aldı. Onlar tehdit ederek engellediler, biz uzlaşıyla çözüme kavuşturduk.

Enerji Bir-Sen, 5 yıllık yetki döneminde çalışanlar mali ve sosyal hakları ile ilgili onlarca kazanım elde etti, etmeye de devam edecek.

Sizlere soruyoruz?

Türk Enerji-Sen, 10 yıllık yetkili sendika döneminde ne kazandı?

Biz söyleyelim, herkes duysun.

KOCA BİR SIFIR…

 

Enerji Bir-Sen Genel Başkanı

Hacı Bayram Tonbul