
Tonbul: Kamunun Kanayan Yarası Sözleşmeli İstihdam Sorunu Çözüme Kavuşturulmalı
TV5 kanalında ‘Haber Merkezi’ canlı yayın programında, 2 Ağustos itibariyle başlayacak olan 6. Dönem Toplu Sözleşme’nin aileleriyle birlikte 25 milyona yakın kişiyi doğrudan veya dolaylı olarak etkileyeceğine ilişkin açıklamalarda bulunan Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı ve Enerji Bir-Sen Genel Başkanı Tonbul, “Memur-Sen olarak masaya getirdiğimiz tekliflerin tamamına ayrı ayrı teklifler bekliyoruz. Bu daha önce gerçekleşen bir durum olmasa da kamu görevlilerinin her talep ve sorununun kamu işvereni tarafından önemsendiğinin bir göstergesi olması adına önemli bir adım olacaktır” ifadelerini kullandı.
Toplu Sözleşme masasının sekretarya kısmına ilişkin bilgi aktaran Tonbul, “Toplu görüşme taleplerine başlamadan önce sendika olarak taleplerimizi hem kamuoyuna hem de masanın diğer tarafı olan kamu işveren heyetine bildiriyoruz. Neler yaptığımızı ve yapacağımız önce üyelerimize, sonrasında tüm kamuoyuna bildirmek zorundayız. Fakat önceki toplu görüşme dönemlerini de dikkate aldığımızda; taleplerimizi dile getirmemize rağmen, kamu işvereni masaya herhangi bir teklifle gelmiyor. İki Ağustos itibariyle bizim vermiş olduğumuz bu taleplerin karşılığında kamu işvereni her talebimize bir teklifle gelmelidir. Dolayısıyla toplu sözleşmeye ayrılan bir aylık zaman dilimini de göz önünde bulundurarak, bu süreyi en iyi şekilde kullanmak adına son gün değil süreç boyunca ‘toplu sözleşmenin pazarlık mekanizması’na yakışır bir biçimde taleplerimize tekliflerle gelinmesini bekliyoruz” dedi.

Memur-Sen olarak 2022 ve 2023 yılları için toplamda %38 zam talep ettiklerini belirten Tonbul, Memur-Sen’in 2022 yılı için %21 ve 2023 yılı için %17’lik zam teklifinin mevcut Türkiye ekonomisinin gerçekleri ve enflasyon yükü altında ezilen memur maaşının alım gücünün korunabilmesi için hakkaniyetli bir teklif olduğunu ifade etti.
“Önceki toplu sözleşmelerde yapılan tekliflere bakıldığında kamu iş vereni nezdinde bu yılki tekliflerin abartılı bulabileceği dillendirilse de %21 ve %17’nin ne kadar tutarlı rakamlar olduğu 2022 ve 2023 sonunda daha net bir şekilde ortaya çıkacaktır” diyen Tonbul, Memur-Sen’in geçmiş dönemler de dahil olmak üzere masaya getirdiği tüm yüzdesel zam oranlarının, istatistik ve ekonomik tahmin kurumlarının öngördüğü rakamlardan daha gerçekçi olduğunu belirtti.

2019’da yapılan 5. Dönem Toplu Görüşme sürecinde memurlara %4+4 ve %3+3’lük zam verilirken, Merkez Bankası’nın hedeflediği yıllık enflasyon tahminin %5 civarında olduğuna değinen Tonbul, “Bugün hedeflenen yıllık enflasyon %8.45’lik oranla yıl ortasında çoktan aşılmış oldu. Memurlara verilen %3’lük zammın üzerine %5.45 de enflasyon farkı verilmiş oldu. Bizim talebimiz 2020 için %7+6, 2021 için %6+5’ti. Yani talep ettiğimiz rakamın bile üzerinde bir enflasyon artışı olmuş. Enflasyon farkını alım gücünden kaybederek karşılamaya çalışan memura siz bu farkı 6 ay sonra ‘Memurumuzu enflasyona ezdirmedik’ söylemiyle verirseniz bunun ne sokakta, çarşıda, pazarda ne de ekonomik çevrelerde bir karşılığı kalır. 6 ayda bir yapılan zamlardan önce aşılan enflasyon eşiğinin oluşturduğu alım gücü kaybının telafisi adına Memur--Sen olarak seyyanen zam ve refah payı talebimiz var. 600 TL seyyanen zam ve %3+3 refah payı uygulamasına geçilmesi, memurun geçim sıkıntısının kamu işvereni tarafından önemsendiğinin önemli bir göstergesi olacaktır” ifadelerini kullandı.

Sözleşmelilerin kadrolu kamu görevlilerinden negatif statüde ayrıştırıldığını söyleyen Tonbul, “Sözleşmeli eşinden ayrı kalıyor, tayin isteyemiyor, çakılı kadroda kalıyor, yükselemiyor, aynı yerde aynı işi yapan insanların kâğıt üstünde birbirinden bu kadar çok ayrışmasını istemiyoruz. 2021 Türkiye’sine yakışmayan bu uygulamanın son bulması adına sözleşmelilerin kadroluya geçmesini istiyoruz” şeklinde konuştu.

Memur-Sen’in ekonomik taleplerinin yanısıra sosyal konuları ve özlük haklarını da kapsayan diğer taleplerine değinen Tonbul konuşmasını şu sözlerle sürdürdü; “Sosyal yardımların arttırılması, engelli kamu personeliyle ilgili taleplerimiz var. Çalışan kadın kamu görevlilerimizle ilgili taleplerimiz var. En önemlisi, kadın istihdamının önündeki engellerden birisi olan çocuklarının daha rahat etme ve güvenli bir yerde olması açısından geniş hizmetlerin verilmesi noktasında taleplerimiz var. 2015 yılında talep ettiğimiz ve üzerinde çalışılacak konular listesinde yer almasına rağmen bir türlü çalışılmayan bir konu da kamu da memur işi yapan arkadaşlarımızın memur kadrolarına alınmasıyla ilgili talebimizdi. Son zamanlarda mobing oldukça yaygınlaşmakta. Mobingin önüne geçme noktasında da çalışmalarımız var. Kamu konutlarından faydalanma ve faydalanan arkadaşlarımızın durumları gibi birçok konuda inşallah bu sene bir ilerleme sağlayacağız. Ayrıca memurların siyaset ve grev hakkıyla ilgili talebimiz de var.”
